RizeİlÇevreveOrman Müdürü

Şube Müdürlükleri

Duyurular

Resimler

Personel

Mevzuat

Bir Zamanlar Rize

Nayla Ve Evlerimiz

Sorunlarımız

Değerlerimiz

Sobalar

SARP projesi

Güncel Haberler

 

Rize ?l Çevre Ve Orman Müdürlü?ü

Geri

Anasayfa

                                                                     TURUNÇGİLLER HANGİ İKLİMDE YETİŞİRLER

         Yurdumuz, dünya turunçgil üretim alanının en kuzey sınırın dadır. Bu nedenle, turunçgil yetişen tüm bölgelerimizde, zaman zaman dondurucu düşük sıcaklık zararları görülür. Şu halde turunçgil yetiştiriciliğinde başarının ilk ve en önemli koşulu, bahçeleri, don tutmayan, ya da çok az don tutan yörelerde kurmaktır. Ayrıca bahçe yerinin soğuk havaya ve soğuk rüzgarlara açık yönlerde olmamasına dikkat edilmelidir.
Bazı turunçgil tür ve çeşitlerinin soğuğa dayanımları da farklıdır, örneğin, limonlar dondurucu düşük sıcaklıklara çok dayanıksızdır.
         Portakal ve altıntoplar ise limonlardan biraz daha dayanıklıdırlar. Mandarinler ve özellikle Satsuma mandarini (Rize mandarini) belirtilen türler ve çeşitler arasında düşük sıcaklığa en dayanıklı olanlarıdır.
         Ayrıca, soğuk bölgelerde, toprak özellikleri elverişli ise, üç yapraklı portakal ağacı üzerine aşılı turunçgil fidanı kullanmak daha yararlıdır
         Bazı turunçgil çeşitleri de, iklim ve toprak istekleri bakımından seçicidir. Ancak uygun koşullarda yeterli ve kaliteli meyve verirler. Örneğin Yafa portakalı, Mersin yöresi kıyı kuşağında üstün kaliteli meyve vermektedir

         TURUNÇGİLLER HANGİ TOPRAKLARI SEVERLER?
         Turunçgiller, gevşek yapılı, verimli, orta derinlikte, süzek tokraklarda daha iyi yetişir. Turunçgil ağaçlarının kökleri yüzlektir ve çoğunlukla toprağın 60 - 65 santimetre derinliğine kadar yayılırlar. Dolayısıyla turunçgilleri derin olmayan topraklarda yetiştirmek mümkünse de, sulama ve gübreleme gibi uygulamaların tam zamanında ve gereği gibi yapılmasına özen göstermek gerekir. Suyun çok güç sızdığı ağır ve yapışkan çok killi topraklar sulama gübreleme gereksinimini arttırır. Üst toprağı gevşek, süzek ve kolay işlenebilir yapıda, alt toprağı da suyu tutacak derecede killi olan ve taban suyu yüksekliği bu- metrenin altında kalan yerler turunçgil yetiştiriciliğine çok elverişlidir.
         TURUNÇGİLLERDE TÜR VE ÇEŞİT SEÇİMİ
         Yeni turunçgil bahçeleri, bölgeye en iyi uyabilen, dış satıma ve aynı zamanda iç pazar isteklerine elverişli, standart biçimde kurulmalıdır. Kolay pazar bulmanın temel koşulu da budur.
         Portakallar arasında WASHiNGTON NAVEL portakalı erkenci çeşitlerin en iyisidir. Kalitesi, özellikle Antalya ve Muğla (Fethiye, Köyceğiz, Marmaris) yörelerinde daha iyidir. Bunun bir kardeşi olan THOMSON daha düzgün ve pürüzsüz kabuklu, fakat daha az sulu ve daha açık renklidir. YAFA portakalı ise iklim ve toprak istekleri babakımından seçicidir.özellikler Mersin yöresinde iyi yetişir. elverişsiz koşullarda meyveler çok iri ve susuz, meyve kabuğu çok pürüzlü kalın ve kaba olur . Ağaçların verimi azalır VALANCIA geç olgunlaşan bir çeşittir (özellikle Mart ayın: da)
     limon çeşitleri arasında en erken olgunlaşan ve daha çokta, dış satımda değerlendirilen .INTERDONATA'dır. LAMAS limonu Intcrcionata'dan sonra olgunlaşır ve Yatak limonu bittiği dönemde tüketilir. İTALYAN çeşidi La-mas gibi, kısa süreli muhafazaya elverişlidir. KÜTDÎKEN çeşidi uzun süre muhafaza edilir ve yurt içi limon gereksinimini karşılar.
       Mandarin çeşitlerinden SATSUMA, ihraç edilmesi ve soğuğa dayanıklı olması nedenleriyle daha yüksek kaliteli olur. Özellikle batı Akdeniz ve Ege kıyılan için uygun çeşittir. Bu arada CLEMANTÎ.NE de kaliteli, erkenci ve dış satıma elverişli bir çeşittir.
Altıntoplar, sıcağa en fazla gereksinim gösteren turunçgil türüdür. Bu nedenle erken toplamaktan sakınmalıdır. Sıcak yörelere dikilirse kalite daha yüksek olur. MARSH, SEEDLESS ve THOMSON en iyi çeşitlerdir.
       TURUNÇGİL BAHÇESİNİN KURULMASI
a) Bahçe Yerinin Seçimi
       \Turunçgil yetiştiriciliğinde başarının ilk koşulu, bahçenin en az don olan yörede seçilmesidir. Yüksek verim ve kaliteli ürün bu yerlerden sağlanabilir.
       Sürekli ve yeterli bir suyun varlığı ise turunçgil bahçeleri için çok değerli bir olanaktır. Orta derinlikte, hafif yapılı, kumlu, killi, iyi havalanır, geçirgen ve verimli topraklarda turunçgil meyveleri bol ve yüksek kaliteli olur. Kurutucu sıcak veya dondurucu soğuk rüzgarlara açık ve şiddetli fırtınalara dönük yerlerde turunçgil meyveleri çok zarar görür.
b) Bahçe Yerinin Hazırlanması
       Düz alanlar, pullukla derince sürülür. Meyilli veya dalgalı bahçeler düzlenir veya teraslanır. Sulama tava veya karık yöntemi ile yapılacaksa, toprağın tesviyesi daha çok önem kazanır. Üst toprağın taşınması gerekebilir. Engebeli bahçelerde yağmurlama usulü sulama daha elverişlidir. Suyun göllenmemesi sağlanmalıdır.
       Dikim aralık ve mesafeleri, türe, çeşide, toprağın tipine, anaca ve yörenin iklim özelliğine bağlı olarak değişir. Genel olarak, portakal ve altıntoplarda 6-8 metre, limonlarda 7 - 8 metre ve mandarinlerde 4 - 6 metre aralık ve mesafeye ihtiyaç vardır.
c) Fidan Dikimi
       En iyi turunçgil fidanı, kökü 4-5 yaşında, iyi gelişmiş sağlam ve sağlıklı olandır. Fidanların daima en iyisi satın alınmalıdır.
Fidanların en uygun dikim zamanı, genellikle Mart sonundan, Mayıs sonuna kadarki ilkbahar dönemidir. Erken dikilen fidanlar erken gelişir ve soğuklara daha dayanıklı olurlar. Fazla don tutmayan bölgelerde sonbahar fidan dikimleri de başarılıdır. Aslında turunçgil fidanları, hemen her mevsim dikilebilir.
       Dikimde fidan köklerinin kuvvetli güneş ışınlarına veya rüzgarlara bırakılmamasına büyük özen göstermek gerekir. Çünkü kökler çok hassastır, hemen kurur ve ölürler. Nemli tutulmaları zorunludur. Bu nedenle fidanlar topraklı sökülür. Çuvala sanlı olarak veya teneke ve plastikler içinde yetiştirilip satılır. Topraksız fidanlar nemli sandık veya balyalar halinde taşınmalı, hemen dikilmeyecek-lerse gölge bir yerde hendeklenmeli, üzerleri toprakla kapatılıp sulanmalıdır. Kurumanın önlenmesi için, yaprakların hemen hemen tamamı sökümle birlikte kopanlmalı ve fidanlar kesinlikle su içinde bırakılmamalıdır.
       Daha önce, çeşitli şekillerde açılmış çukurlara, dikim tahtaları kullanılarak dikilen fidanlar hemen sulanmalıdır. Fidanların çok derine dikilmemelerine büyük özen gösterilmelidir. Biraz yüksek dikmek, derin dikmekten daha iyidir. Aşı yeri tamamen toprağın üstünde kalmalıdır.
Yeni dikilmiş fidanların sulanmasına özen gösterilmelidir. Fidanın etrafına yaklaşık 120-130 santimetre çapında açılacak yalak, gerektiği zaman bol su ile doldurulmalı ve toprağın nem durumu titizlikle izlenmelidir.
     İlk yıllarda güçlü bir dal sisteminin oluşmasına yardımcı olunmalı, budama ile fazla kesimlerden kaçınmalı, iyi bir gelişmenin sağlanması ve dal kırılmalarının önlenmesi isteniyorsa, bir ilâ iki yaşındaki ağaçların meyveleri irileşmeden koparılmalıdır